Şehir Dev Bir Sinemaya Dönüşürse: Uluslararası Rotterdam Film Festivali

Uluslararası Rotterdam Film Festivali, 55. edisyonunda şehri 11 gün boyunca uluslararası sinemanın buluşma noktasına dönüştürüyor.

“`html

Birkaç yıl önce Rotterdam’a yerleşmeden önce, bu 655 bin nüfuslu büyük şehir hakkında bildiğim tek şey, burada gerçekleşen uluslararası film festivaliydi. Kısa bir ifadeyle, dünyada az sayıda festivalin ruhunu yansıtan bir etkinlik. Şehrimize üçüncü yılımı geride bırakırken, festivalin bende bıraktığı iz daha belirgin hale geldi; her yıl, Ocak sonlarında, karanlık ve uzun kış günlerinin devamında, yılbaşı sonrası şehrin dört bir yanında karşılaşmaya başladığımız kaplan maskotu, sizi kaliteli filmler seçmeye yönlendirmekten geri durmuyor. Hatta şehir sakinlerinin seyahat planları, genellikle IFFR ile çakışmayacak biçimde yapılıyor.

Bu yıl 55. kez düzenlenen IFFR, ana akım filmlerle bağımsız arthouse yapımlar arasında köprü kurmayı amaçlıyor. Bunun yanı sıra, yeni yeteneklere fırsatlar sunarak, eserlerini daha geniş bir izleyici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda, festivalin önemli bölümlerinden biri olan “Big Screen” yarışması, tanınmış yönetmenlerle büyük prodüksiyonları kapsarken, “Tiger Competition” yalnızca ilk ya da ikinci filmine imza atan yönetmenlere açıktır.

Filmden Önce Şiir

IFFR’ın 54 yıllık geçmişi, Rotterdam’ın başka bir eski ve etkileyici uluslararası festivali olan Poetry International (“Uluslararası Şiir Günleri”) ile başlamaktadır. Farklı dillerde ve üsluplarda eserler sunan şairleri bir araya getirmek amacıyla ilk kez 1970 yılında hayata geçirilen Poetry International, zaman içerisinde Pablo Neruda, Octavia Paz, Seamus Heaney ve Adrienne Rich gibi önemli şairleri ağırlamıştır. İlk Uluslararası Rotterdam Film Festivali de, Poetry International’ın kurucularından Martin Mooij’in bağımsız sinema tutkunusu Hubert Bals’ı Rotterdam’da bir film festivali düzenlemeye davet etmesiyle doğmuştur. (İlk adı “Film International” olarak belirlenen festival, Poetry International’a atıfta bulunmaktaydı.) O dönemde Bals, Utrecht’teki bir arthouse sinemada çalışıyor ve iki ayrı festivalin organizasyonunu yürütüyordu.

1972’deki ilk “Film International”ın odak noktasında Uzak Asya sineması bulunmaktaydı. Bir şehir efsanesine göre, festivalin açılış gecesine sadece 17 kişi katılmıştır. Ancak bir sonraki yıl, festival takvimi Şubat ayına taşındığında, katılımcı sayısı 7000’in üzerine çıkmıştır.

55. Uluslararası Rotterdam Film Festivali tanıtım görseli

Geçmişten Günümüze IFFR Seçkileri

1972’deki ilk etkinlikte Japon sinemasının yanı sıra, Peter Bogdanovich’in The Last Picture Show (Son Gösteri) adlı filmi ile tanınmadan önce çektiği Targets (Hedefler), Wim Wenders’ın ilk uzun metrajı Die Angst des Tormanns beim Elfmeter “Kalecinin Penaltı Atışı Tedirginliği” ve kuir bir perspektifle değerlendirilebilen Ich liebe dich, ich töte dich (Seni Seviyorum, Seni Öldürüyorum) festivale katılan yapımlar arasında yer alıyordu.

80’li yıllar boyunca Rotterdam’ın tarihine damgasını vuran festival, zamanla Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) adını almıştır. Festival, ilk filmlerinin gösterimi sonrasında ana akıma yükselen birçok ünlü yönetmene ev sahipliği yapmıştır; bunlar arasında Pedro Almodóvar, Michael Haneke, Claire Denis, Lars Von Trier ve Apichatpong Weerasethakul gibi isimler yer almaktadır. Ayrıca, 2010’lardan itibaren düzenlenen “Masterclass” oturumlarında Béla Tarr, Cate Blanchett ve Bong Joon Ho gibi isimler deneyimlerini paylaşmıştır.

Bugünün IFFR’ı

Günümüzde, IFFR 11 gün süresince 92 ülkeden toplam 482 filmi sinemaseverlerle buluşturuyor ve katılımcı sayısı neredeyse 300 bine ulaşıyor. 80’li ve 90’lı yıllarda Rotterdamlı grafik tasarım kolektifi Hard Werken ile hayata geçirilen ikonik posterlerle tanınan festival, bu yıl Rotterdamlı 75B stüdyosunun katkısıyla “birçok farklı iplikle oluşturulan nakış işinden oluşan” kaplan görselini kullanıyor. Bu arka planda, Rotterdam’a ait manzaralar yer alıyor.

Festivalin RTM seçkisinin bu yılki üç küratöründen biri olan Türkiye doğumlu Hasret Emine, Rotterdamlı yönetmenlerin eserlerine odaklanmaktadır. Şehir kültür-sanat ortamında tanıdığım Hasret, pembe adlı platformuyla Müslüman kuir ve trans hikayelerini arşivlemektedir. IFFR’ın onun için anlamını sorduğumda, “benim için IFFR, şehrin sokaklarını bisikletimle geçip Uzak Doğu’dan bir korku filmine katılmak ya da hayatımın idolü olan bir yönetmene soru sormak demek,” şeklinde yanıtlıyor. “Bazen de dört saatlik bir filmin sonunda soru yanıtına katılacak kadar yorgun olmak ama utandığınız için çıkamamak, harika bir kuir filmin yönetmeninin telefon numarasını almak…” diyerek deneyimlerini aktarıyor.

Hasret, 16 yaşında gönüllü olarak katıldığı ilk IFFR’dan beri festivalden kopmamış olup, RTM programı küratörlerinden biri olmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu ifade ediyor. Bu yılki RTM programını “Rotterdam’da yaşadığımız konulara sıkı sıkıya bağlı ve aynı zamanda, ‘hiperkapitalist neoliberalizmin insanlık ve bakım verme pratiklerimizi tehdit ettiği şehirlerde bir yansıma bulan’ filmlerden oluşmaktadır,” sözleriyle tanımlıyor.

2m², Volkan Üce. IFFR 2026

55. Uluslararası Rotterdam Film Festivali Programı

Festivalin 55. yılında sunulan “Big Screen,” “Tiger Competition” ve “RTM” modüllerinin yanı sıra, kısalara odaklanan “Tiger Short Competition,” farklı dönemleri ele alan kadın sinemasını tanıtan “Feminist Focus,” sinema tarihine yeniden bakma imkanı sunan “Cinema Regained” ve daha deneysel işlere yer veren “Art Directions” gibi alt başlıklar da dikkat çekiyor. Ayrıca, geçen yıl aktris Cate Blanchett’ın katılımıyla hayata geçirilen “Yerinden Edilmiş Yönetmenler için Film Fonu”, beş yerinden edilmiş sinemacıya 100.000 avro değerinde yapım desteği sunmuştur. Bu yıl bu beş yönetmenin eserleri de festivalde izlenebilir durumda.

Çok Sesliliğe Adanmış Bir Festival

2020’den bu yana IFFR’ın direktörlüğünü yürütmekte olan Vanja Kaludjercic, festivalin taşıdığı en önemli değerin ne olduğunu sorduğumda “festivali tek bir kimliğe indirgemeyi faydalı bulmuyorum,” şeklinde yanıtlıyor ve şöyle devam ediyor: “Seneler içerisinde IFFR, farklı sinema dillerine, üretim süreçlerine ve dünya görüşlerine yer açma konusundaki kararlılığıyla dikkat çekmiştir.”

Hubert Bals, 1983. Fotoğraf: Wikimedia Commons

İkinci Dünya Savaşı sırasında büyük zarar gören Rotterdam, Hollanda’nın en çok kültürlü şehirlerinden biridir. Şehir merkezinde, “Hollandalı” nüfus sadece %36,5’i oluştururken, geri kalanı diğer Avrupa ülkelerinden gelen göçmenler, yıllar önce işçi anlaşmalarıyla buraya yerleşmiş Türkiyeli ve Faslı göçmenler, eski Hollanda kolonilerinden gelen Surinam kökenli göçmenler ve Asyalı göçmenlerden oluşmaktadır. Kaludjercic, festivalin köklerinin Rotterdam’da bulunduğuna dikkat çekerek, “Göç, kültürel alışveriş ve sürekli hareketin şekillendirdiği bu şehir, festivalin işleyişine de doğal bir form kazandırıyor,” diyor.

Yılın ilk günleri yaklaşırken, ben de diğer şehir sakinleri gibi festival programının açıklanmasını heyecanla bekliyorum. Önceki filmi Her Şey Dahil ile tanınan Belçikalı yönetmen Volkan Üce’nin IFFR’da ilk gösterimi yapılacak olan filmi 2m², Avusturyalı Josephine Ahnelt’in postpartum üzerine belgeseli Wellen Wende (Dalgalar Dönüyor) ve Yemenli-Hollandalı sanatçı Thana Faroq’un ilk kısa filmi Imagine Me Like a Country of Love (Beni Bir Sevgi Ülkesi Gibi Hayal Et) telefonumda not almayı bekliyor. Çok yakında vitrinlerdeki çam ağaçları, 54 yaşındaki bir kaplana devredilecek ve ben de ilk gösterim için hızlıca hazırlanacağım.

IFFR seçkisi, 29 Ocak-8 Şubat tarihleri arasında Rotterdam’daki çeşitli mekanlarda izlenebilir.


ArtDog Istanbul 32. Sayı140,00₺ – 350,00₺Ocak – Şubat 2026

32Sayı şimdi basılı ve dijital versiyonuyla satışta.

Basılı dergi siparişiniz 5-7 iş günü içerisinde adresinize teslim edilir. Dijital sayı siparişiniz ise e-posta adresinize PDF olarak gönderilir.

Bir Seçim YapınBaskıDijital

Başarılı

var dinamig_ajax_url = “https://artdogistanbul.com/wp-admin/admin-ajax.php”;

“`