Kaliforniya’da 2011-2017 yılları arasında yaşanan kuraklık döneminde, Los Angeles Rezervuarı’na atılan 96 milyon siyah plastik topun su ayak izine dair uluslararası bir araştırma yayımlandı. Nature Sustainability dergisinde yayımlanan bu çalışmaya göre, buharlaşmayı engellemek için üretilen topların üretim sürecinde tüketilen su miktarı, rezervuarda sağlanan tasarruftan daha fazla seviyelere ulaştı.
34,5 MİLYON DOLARLIK PROJE
Her biri 36 sentten oluşan toplam maliyeti 34,5 milyon dolara ulaşan proje; havzada buharlaşmayı yüzde 85 ila 90 oranında azaltmak, yılda yaklaşık 1,1 milyar litre su tasarrufu sağlamak ve güneş ışığını keserek yosun oluşumunu engellemek amacıyla uygulamaya kondu. Su idaresi yetkilileri, fiziksel örtü veya baraj inşaatı gibi alternatif maliyetlerin 300 milyon doları aşmasının önüne geçildiğini belirtti.
ÜRETİM SÜRECİNDEKİ SU TÜKETİMİ
Imperial College London, Massachusetts Institute of Technology (MIT) ve Twente Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından hazırlanan raporda, topların yaşam döngüsü analizi yapıldı. Plastik hammaddenin gerektirdiği petrol, doğal gaz ve elektrik üretim sürecindeki su tüketimini inceleyen araştırmacılar şu verileri paylaştı:
Plastik cidar kalınlığına bağlı olarak 96 milyon topun üretimi sırasında dünya genelinde toplamda 2,9 milyon metreküpe kadar su harcandı.
Topların suda kaldığı yaklaşık 1,5 yıllık süre boyunca önlenen buharlaşma miktarı ise 1,7 milyon metreküp seviyesinde gerçekleşti.
Kuraklık koşullarının devam etmesi durumunda üretilen su borcunun dengelenmesi için en az 2,5 yıllık bir zaman diliminin gerektiği kaydedildi.
EN YÜKSEK SU VERİMİ SAĞLIYOR
Çalışmada topların rezervuar alanındaki buharlaşmayı engelleme ve federal içme suyu kalite standartlarını karşılama görevini başarılı bir şekilde yerine getirdiği belirtilirken; ancak üretim aşamasındaki dolaylı su ve karbon maliyetlerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulandı.
Üretici firmaların uzun ömür beklentisiyle tanımladığı topların uzun vadede su maliyetlerini dengeleyebileceği ifade edilirken; kentsel tasarruf yöntemleri ile ilgili geçmiş verilerde çim sulama yasakları gibi yönetmelik kısıtlamalarının en yüksek verimi sağladığı hatırlatıldı.