Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, CNBC-e canlı yayınında Şafak Tükle’nin sorularını yanıtlayarak Merkez Bankası’nın faiz kararı beklentisi, sektörlerdeki daralma, atıl kapasite kullanımı ve jeopolitik risklerin ekonomiye etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
‘EYLÜLE BIRAKIYOR OLMAMIZ İYİ OLACAK’
Merkez Bankası’nın yarın açıklayacağı faiz kararına ilişkin öngörüsünü paylaşan Özdemir, politika faizinin değişmeyeceğini düşündüğünü belirterek şunları söyledi:
“Sabit kalacağını düşünüyorum. Belki gecelik repo ihalelerini bir haftalığa çekip fonlama maliyetinde yüzde 40’ı yüzde 37’ye indirebilir. Orada bir marj olduğunu düşünüyorum. Savaşın yeniden alevlenmesiyle bu beklentiler sönümlendi. Ağustosta toplantı yok. Ağustos ayını görüyor olmamız eylüle bırakıyor olmamız iyi olacak.”
‘ATIL KAPASİTE TEDARİK ZİNCİRİNE DAHİL EDİLMELİ’
Son 6 aylık dönemde bilgi ve iletişim sektörü hariç diğer tüm alanlarda daralma yaşandığını vurgulayan Özdemir, sanayideki kapasite kullanım oranlarına dikkati çekti. Özdemir, “Atıl kapasite devlet eliyle tedarik chillinge dahil edilmeli” vurgusunda bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sektörler daralıyor. Bunu sadece finansmana bağlamamak lazım. Biz atıl kapasite üzerine çalışıyoruz 6 aydır. Ülkenin toplam kapasitesine cevap vermeyecek tesislerin sınırlanması yönünde mekanizma geliştirilmeli. Mevcuttaki atıl kapasitenin farklı sektörler altında devlet eliyle tedarikçi zincirine dahil edilmeli. Kapasite kullanımının yüzde 50’nin altında olan çok sektör var.”
İnşaat sektöründe yaşanan yavaşlamaya da değinen Özdemir, “İnşaat alanında son 3 çeyrekte doğrusal trendin çok üzerinde işleyen dönemden burnunu aşağı çeviren süreçteyiz” diyerek bu tablonun sadece faiz indirimiyle aşılamayacağını ifade etti.
‘FAİZ İNDİRİMİNİN BAŞKA KOMPLİKASYONLARI OLACAKTIR’
Üretim ve ihracata sağlanan mevcut destek paketlerini ve finansman maliyetlerini değerlendiren Özdemir, “Faiz indiriminin başka komplikasyonları olacaktır” uyarısını yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devletin şu anda elinde bulundurduğu ve zaten devam eden paketler yeterli mi? Nereden baktığınıza bağlı. Belli oranda atıl kapasitesinin olduğu birçok alanda faaliyet gösteren sanayicilerin ihtiyaçlarını karşılamayacak olabilir. Önemli olan üretim teknolojilerindeki dönüşümü sağlayacak firmaların işin içinden çıkılması için anlamlı bir destek. Bunun dışında ayrı bir destek beklemiyorum. ‘Kredi maliyetleri çok yüksek faizi indirelim’ kararı bambaşka komplikasyonları olacaktır. Eğer düşük finansman maliyeti bize plansız yeni atıl kapasite oluşturacak yatırımlara yol açacaksa bu şekilde kalması açıkçası daha doğru olur.”
‘BU SAVAŞIN ETKİSİ DAHA LİMİTLİ KALDI’
ABD-İran geriliminin küresel piyasalar ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini Rusya-Ukrayna Savaşı ile kıyaslayan Özdemir, “Bu savaşın etkisi daha limitli kaldı” tespitinde bulundu. Enerji ithalatı rakamları üzerinden kıyaslama yapan Özdemir şöyle konuştu:
“Belirsizlik çok büyük bir etken. Söz konusu savaş ortamını Rusya-Ukrayna Savaşı ile kıyaslarsak bu savaştan görece daha az etkilendik. Ben ilk 3 aylık rakamları kıyasladım. Rusya-Ukrayna Savaşı dönemindeki ithalat 19 miyar dolarken, bu savaşta 14 millyar dolar. 5 milyar dolar daha az açık verdik enerji ithalatında. O dönemden bu döneme daha iyi durumdayız. Cari açık yönetilebilir. Çok önemli kısmı enerji maliyetlerinden geliyor. Savaşın etkisi finansal anlamda göreceli bir önceki savaşa göre daha az daha limitli kaldı.”
