‘Popu bir strateji olarak değerlendiriyorum’

Besti’yi (Aydeniz) Manifest’in çıktığı Big5 Türkiye yarışmasıyla tanıyan çok. Sohbet etmek için oturduğumuz kahveciye gelip birlikte fotoğraf çektirmek isteyenler sayesinde bunu anlamamız uzun sürmüyor. Yeni şarkısı ‘Ben de İsterdim’in verdiği heyecandan olsa gerek bir ‘enerji topu’ olarak başlıyor anlatmaya. Önce ailesinden ve müzik tutkusundan, sonra da hayal ettiği gelecekten bahsediyoruz…

Besti takma isminiz mi?

Gerçek adım. Azerice ‘yeter’ demek. Babam doğduğumda beni babaanneme benzetmiş galiba. Annesinin ismini koymak istemiş.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Azeri misiniz?

İran Azerisi. Iğdırlıyız aslında, dedemin babası İran’dan göç etmiş. Ama ben doğma büyüme İstanbulluyum. Dört kardeşiz, üç ablam var.

Birçok kişi sizi Big5 Türkiye’den tanıyor. Müziğe yeteneğiniz nasıl keşfedildi?

Konuşmayı öğrenmeden şarkı söylemeyi öğrendim diyebilirim. Kendimi bildim bileli şarkıcı olacağım diyordum.

Ailenizde müziğe ilgisi olanlar var mı?

Babam (Ekrem Aydemir) Iğdır’da büyümüş ve oradayken geçimini çobanlık yaparak sağlıyormuş. O dönem bir ağaç parçasını yontarak kaval yapmış. Çalmayı kendi kendine öğrenmiş. Başka enstrümanlar da çalmış, hatta düğünlerde çıkmaya başlamış, bir kaset doldurmuş. Kaseti İstanbul’a gelirken amcama vermiş, belki ilgilenecek birine verir diye. Ama amcam kasedi kaybetmiş. İlk müzik öğretmenim babamdı.

İstanbul’a nasıl geldiniz?

Önce büyük amcam gelip İstanbul’da tekstil üzerine iş kuruyor. Sonra diğer kardeşler geliyor ve epey büyük bir aile şirketine dönüşüyor firma. Babam İstanbul’da annemle evleniyor. 

Aileniz şarkıcı olmak istemenizi destekledi mi?

11 yaşımda kararımı vermiştim ‘Şarkıcı olacağım’ diye. O yaşlarda biraz sürtüşmeler yaşandı. Beni farklı mesleklere yönlendirmeye çalıştılar. Ama bende felaket bir inat var. İyi olduğum diğer şeyleri sabote etmeye başladım. Derslerim iyiydi, ders çalışmamaya başladım. Çizim yeteneğim vardı, çizmeyi bıraktım. Sonra yavaştan desteklemeye başladılar.

Müzik eğitiminiz var mı?

Oturduğumuz ilçede belediyenin müzik akademisi vardı. Lise döneminde sınavla oraya girdim. İki yıl eğitim aldım. Kendi müzik oluşumumuzu yarattık, konserler verdik. Sonra caz vokal alanında özel ders aldım. Ve tesadüfen karşıma Big5 Türkiye’nin duyurusu çıktı. Hatta başta biraz dalga geçtim “Bir de katılıyormuşum” diye. 

Big5 Türkiye’de kamp dönemine kalan 20 kızdan biri oldunuz…

Final döneminde o sayı 12’ye düştü. Esin’le (Bahat) final tablosunda aslında aynı puandaydık. Ama ikimiz arasından o seçildi.

Üzüldünüz mü?

Tabii ki üzüldüm çünkü çok istediğim bir şeydi. Ama 18 yaşındaydım, aralarında deneyimsiz kalıyordum. Bu da etkili olmuş olabilir.

Psikolojik destek alıyor muydunuz? Sonuçta hiçbiriniz ünlü değilsiniz ve yarışmada her anınız kameraya çekiliyordu…

O süreç aslında mentalitemi de güçlendirdi. Çünkü bir yandan da ben çok linçlendim o dönem.

Neden?

Açıkçası biraz deneyimsizliğim yüzünden. Fazla özgüvenli olmam, bu işi çok ciddiye almam… Birazcık katı durma hevesim vardı; beni küçük görmesinler, ciddiye alsınlar diye. Bunun iyi bir şey olduğunu sanıyordum. Hatta az kalsın eleniyordum. Bir düelloya çıktım, sonucunda kaybetmediğim için linçlendim. Çünkü aşırı duygusal tepki vermemiştim. Normalde de kriz anlarında direkt tepki vermeyi seven biri değilim. İlk önce kriz anını yönetip, atlatıp sonra yaşamayacağım duyguyu yaşarım. O gün sakin kalmasam belki de ben elenecektim. Biraz pişman olduğumu söyleyebilirim. Şimdi duygularını daha çok paylaşan bir insan olmaya çalışıyorum.

Yolunuza tek başına devam ediyorsunuz…

Solo kariyer dosyam yarışmanın finalinden iki hafta sonra yazıldı. Çok hevesliydim. Aslında farklı bir şarkıya hazırlanıyorduk, ben bunu istedim. Çünkü yarışma sürecinde biraz yanlış anlaşıldım. Tarzıma arabesk, alaturka dendi. O yüzden işin içinde dansın da olduğu, iyi hazırlanmış bir pop parçasıyla çıkmanın daha iyi olacağını düşündük. 

İlk şarkınız ‘Ben de İsterdim’ çıktı. Düşündüğünüzde hangi duygu ağır basıyor?

Cesaret. Çünkü yarışma sürecinde yanımda hep diğer kızların olmasına alışıktım. Bu kez her şeyi tek başına göğüslemek cesaret işi geldi bana.

Manifest’in başarısı sonrası onu örnek alan gruplar, isimler çıktı, çıkıyor. Farkınız ne olacak?

Farkım grup mantığını kendi başıma taşımak. Solo olduğunuzda iş yükü de artıyor. Hem şarkı söylemek, dans etmek, hem sahneyi doldurmak hem de kendi karakterini oluşturmak… Bazı şeylerden kısma lüksünü kendimde görmüyorum. Biraz da kanımın kaynadığı yıllardayım tam olarak. Sadece iyi şarkı yapsam bana yetmeyecek. İyi de dans etmek isteyeceğim. İyi bir video klibim olsun isteyeceğim. Küçük sahne bana yetmeyecek.

Kimi şarkıcılar dinleyicilerinin dert ortağı oluyor, kimi arkadaşı. Siz nasıl bir yer istiyorsunuz?

Fan base’imin (hayran kitlesi) adı Bestie. En yakın arkadaşlarız aslında. Dinleyici kitlemle aramda yaş farkı yok. Çoğunluğu benden küçük. Benden büyükler de genç ruhlu oluyor.

İlk şarkınız içinde biraz elektronik, biraz R&B etkiler olan pop türünde. Böyle mi devam edecek?

Planladığımız bir sürü şarkı var. Hepsi birbirinden farklı. Amacımız bir ‘pop perfection’ ortaya çıkarmak. Pop artık bir müzik tarzı değil sadece.

‘Pop perfection’ ne demek?

Yani full paket, mükemmel pop. Popu bir sound olarak değil,
bir strateji olarak değerlendiriyorum. 10 yıl sonra oluşacak diskografinin nasıl olacağını tahmin bile
edemiyorum.

‘İstanbul içinde şubeleştik’

Müzik dışında eğitiminiz devam ediyor mu?

Mimar Sinan Üniversitesi’nde giyim üretimi
üzerine eğitim görüyorum.

Ailenizle mi yaşıyorsunuz?

Babam 2021 yılında vefat etti. İki ablamla yaşıyorum. Diğer ablam evli. Annem bize yakın bir yerde oturuyor. İstanbul içinde şubeleştik gibi oldu. Çoğunlukla günlerim onlarla geçiyor.

Mesela pazar günü ne yapıyor olacaksınız?

Muhtemelen spor yapıyor olacağım. Ağırlık kaldırma
artı yoga. Sonra da muhtemelen şarkı yazacağım.
Ya da kitap okuyor, film izliyor olabilirim. 

Var mı favori diziniz, filminiz?

Şu sıralar ‘Friends’i izliyorum. Sitcom izlemeyi seviyorum.
Hiperaktivitem olduğu için odağım dağılabiliyor.
Film olarak romantik komedilere şu sıralar daha çok yakınım.

Spotify’da şu sıralar en çok dinlediğiniz üç şarkı hangisi?

İlk sırada kendi şarkım var (gülüyor). İkinci sırada Radikal’den ‘Hayran’, üçüncü sırada Mabel Matiz’den ‘Umrumdışı’…

The post ‘Popu bir strateji olarak değerlendiriyorum’ first appeared on Kilis Egitim.

Author: Onur Şahin